Yalnızlığın kırılmaz zincirleri sarıyor ayaklarımı..Kızıl alevler ortasında girdaplarda yüregim..Takvimlere gömülmüş yıllarım, aşklarım, küçük yolculuklarım..Susmayan rüzgarların uğultusunda şimdilerde..Cevapsız kalan sorularım...Yaprak fırtınalarına tutulmuş ruhumun hapsolduğu bu karanlıklar...
Her kısa ayrılık Bir ömür Bir zulüm gibi Ben küçük bir çocuk Islak bir kaldırıma çömelmiş Yağmur damlalarından muzdarip Titrek elleri Kırılgan kalbiyle. Kurtarmalısın beni...
Yarının geç olmasını yaşıyorum her dünde. her dün ile birlikte senden bir parçayı daha gömüyorum bahçemin humuslu toprağının en derinine. ve akşama kadar yaban güllerinin...
Artık birkaç harfsin sen,belki bir kelime yada bir cümle…En fazla kalemimde satır kalırsın o kadar,Ne fark ederr içim de olmayınca sayfalarda kalman. Anlatırım seni dinleyene,belki istemeden...
Seni düşünürken kor ateşlere salıyorum yüreğimi…Yanıyor, yanıyorum…Gözlerini çiziyorum, arkasına saklandığım cümlelerime…Söndürüyorum ışıklarını yalnızlığın, rüzgarına kapılınca hayalinin…Seni görebilmek adına gözlerimi yumuyorum geceye…Dalıyorum bitmesini istemediğim derin uykulara..Sen...
Bir köşe başında avuç açmak umutlara Sonra da katmer katmer yanmak acılarla Hasret yangınlarıyla kanka olmak Ardından okumak gözlerinden tüm geleceği Sevdamın yankısıyla ruhumu acılara...
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilimsırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen tozbir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibiistemediğimiz yerlere giderse...
gönlümde sevincin hüznün öfkenin coşkun pınarlarının çağladığı dağların türküsünün karlı kayın ormanlı nakaratların dilimden düşmediği gülümseyen her günde yaşamın sevincini öptüğüm on sekiz yaşımın deli...
Gece bir kâbus gibi üstümüze Çöktüğü zaman, Yalnızlık bir sis gibi yüreğimize İndiği zaman, Yaşamın yıldızları bir mum kadar Yanmıyorsa içimizde, Dinmiyorsa bir an bakışlarımızdaki...
İnsan HerŞeyİ Elİnde Tutamaz HİÇ Bİr Zaman Ne GÜcÜnÜ , Ne GÜÇsÜzlÜĞÜnÜ Nede YÜreĞİnİ Ve AÇtim Derken Kollarini Bİr HaÇ Alir GÖlgesİ Ve Sarildim Derken...
Unut dedim...Unut.. Önce onu...Eline batan dikeni çekip atar gibi...Sonra gözlerim karanlığa daldı.Ya da senin gözlerin karanlığa daldı.Herneyse işte...Belki de bazı şeyler düşündüğün gibi olmamıştı.Aslında neyin...
Bu kez ağlamadım seninle konuşurkenHer ayrılıkta tutamazdım kendimi oysaAma bu kez ne olduysa içimde boğuldu gözyaşlarımZaten sana göre ağlamak duyguların sömürülmesi değil miydi?Alışkınım gitmelerine;Her defasında...
Eskisi gibi değil artıkbildiklerim, eşyalar, zamanSenden öncesi gibi..Sevemedim senden sonraHiç bir şeyi ve kimseyiSenin gibi..Olmuyor birşeyler eksikOturmuyor taşlar yerlerineSenden sonra (olması gerektiği gibi)İstemem artık geri...
Gidişinden aylar sonra cevap hakkımı kullanıyorum dua çiceğim..--- Gidişin bir Kasım günüydü. Beyaz karların şehrimi istilasında öğrendim gidişini..Gittin, sevginde bir bahar göremeden çekip gittin..Ben bu...
hani insanın sevdiği vardır ya, hani yüzünü ellerinin arasına alırsın...saatlerce seyretmeye doyamazsı ya... sonra da ona, ...bebeğimm bebeğimm... dersin ya hani... hani sanki bir...
Gözlerinden sonra gözyaşLarıyLa tanıştım! Dudaklarımda dudakların değil, hıçkırık var simdi. Ayazların ortasında bıraktın sıcacık yüreğimi, Üşüyorum yokluğunla... mutlu musun simdi..? Varlığın;umutLarımdı, yarınLarıma taşıdığım..! Ellerim koynumda,...
Kulaklarim adini hiç duymamis Ve hiç tekrar etmemis, isminin ilk hecesini, Yalçin kayalarda akislenen seda gibi Düsün ki, Düsüncelerimde hiç olmamissin sen Ugultusu avuçlarimda kalan...
Zamanın bir yerinde hiç bitmemesi dileği ile başladı her şey. Her şeyin bittiği gibi aşkta bitiyordu günün bir vaktinde.Bitmesin istedi, gitmemesini diledi,Yollar ikiye ayrılmasın dedi…Bir...
Yaklaştırsana yavaş yavaş kendini bana..Al içine tekrar, derinine sakla, Kat kasırgana...Yalan söyleme, Bak gözlerime, bitmiş olamaz..Yokla ceplerimi, Aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz..."Bu kadar çabuk mu...
Benden önce söylenmiş sözlerin haklılığınaKizdığım oldu zamanında ama inandığımdaÖmrümde her şarki başka bi kapi açtiBu sarkinin ardinda senBu kapinin ardindaysa benden önce söylenmiş sözler vardiÇok...
Bir çift ela gözün çimen yeşiline çalan kıvrımlarında gördüm ilk; bir adamın bir kadını ancak bu kadar sevebileceğini...Gözlerine yansıyan bakışlarımda, bir adamın ancak bu kadar...
Gidiyor musun diye sorma bana.Gönderen sensin. Ne terk etmeyi istedim seni,Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim ben de.Senin kadar endişeli...Bir...
Gözlerimi uzağa dikmiş bekliyordum öylece. Yanımdaolan biten hiçbir şey ilgilendirmiyordu beni. Nereden çıkıp geleceğinibilmiyordum ve umudum da yoktu. Hiç gelmeme ihtimalin de vardı ve ben...
Bir kadeh kırmızı… bir damla kırmızı … Kırmızının asıllıgınden mı ateşin sıcaklığından mı yoksa şarabın sarhoşluğundan mı bilmiyorum baş dönmelerim…Acım kadar büyük mü mutluluğun… nefretım...