30/5/2007 - Zor GünLer!
Benden önce söylenmiş sözlerin haklılığına Kizdığım oldu zamanında ama inandığımda Ömrümde her şarki başka bi kapi açti Bu sarkinin ardinda sen Bu kapinin ardindaysa benden önce söylenmiş sözler vardi
Çok zor günler geçirdim vaktiyle Alemde savaşlar çirpinişlar nihayetinde Asik olmak kismetmis yar, sana.. Asik olmak kismetmis yar..
Seçtiğimiz hayatlar mi bunlar? seçtiklerimiz mi ? Bunca yokluk, bunca kiriklik, bunca aci Seçtiklerimiz evet ! Hayat bu sevgilim çoktan seçmeli Senin askinsa bi dönem ödevi
Bir gece cikip gelsen olmezsin yar Ölümlerden ölüm beğen gelmezsen yar Bir aksam çikip gelsen ölmezsin yar Ölümlerden ölüm beğen öleceğim yar
Bir şarkı tuttum sevgilim bir kapı açtım ikimize İkimiz çokmuşuz meğer bu resme Kapatmadan bu kapıyı yinede Bu yaralar bereler sanadır bileler ...
Bu yaralar bereler sanadir bileler Göreler askimi Sahidim gök kubbe Asigim bekletme
Çok canım yanıyordu gördüklerimden ve göreceklerimden Benim kanayan dizlerim yoktu hayatta bi tek Benim de kanattıklarım vardı elbet Ezdigim kumlar ve geçtigim yollar hala gölgeni taşıyorlar Hani demiştim ya en başında Ne ayrılıklar ne aşklar ne başlangıçlar diye Yani demem o ki çok zor günler geçirdim vaktiyle
Çok zor günler geçirdim vakiyle kalbimde Firari endiseler nihayetinde Asik olmak çok zormus yar sana Asik olmak çok zormus yar
Bir gece çikip gelsen ölmezsin yar Ölümlerden ölüm begen gelmezsen yar Ölecegim yar Bu şarkı sadece benimdi sevgilim Ve ben büyük bahçeler istemiştim ikimize Yazmışsın ya 'onu sevebilecegimi düşünmüştüm' diye İşte o günden beri belkide bu yüzden sadece Bu yaralar bereler sanaydı aşkı bileler Göreler aşkımı şahidim gök kubbe
|
|
Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/5/2007 - Kan/Kırmızı ......
Bir kadeh kırmızı… bir damla kırmızı …
Kırmızının asıllıgınden mı ateÅŸin sıcaklığından mı yoksa ÅŸarabın sarhoÅŸluÄŸundan mı bilmiyorum baÅŸ dönmelerim…
Acım kadar büyük mü mutluluÄŸun… nefretım kadar asil mi sevdan… ve ben kadar kanarmı yüreÄŸin biten bır sevdanın ardında…
Neleri yazmak ister yüreÄŸim neleri unutmak… oysa ben her daim ayaktayım.. sana inat… senın yıkmak ıstemene inat… hayata inat..
BitmemiÅŸ bir masalım var daha sonunu yazmadığım.. hüsran deÄŸil, acı deÄŸil… çocuk düşlerim var.. oyun bahcemde sakladığım oyuncak kovalarım var ve kumdan kalelerim var benim…
SessizliÄŸim var benım suskunluÄŸum… Karanlık gecelerde saklanan cığlıklarım var… bır nefes dumanda gizlediÄŸim düşlerim var..
Anlamsız anlamlı sözlerim, zamanlı zamansız zamanlarım var benım… her defasında yenilendiÄŸim güçlendiÄŸim acılarım var… her defasında kırılsada kurmaktan korkmadığım gizli düşlerim var..
Düşlerden düşüşlerim var benim. Akan her bir damlada sana uzanan yollarım var… ve her defasında senden vazgeçiÅŸlerim var..
Gittiğinden beri ne çok olmuş.. ne çok ben olmuşsun ve ben ne çok senin olmuşum..
Gitmeliyim… Ve sen gitmelisin.. Sonu yok… Düş’ü bile yok…
Her bir zerrede ben oluyorsun akıyorsun damarlarıma… oysa ben seni çoktan akıttım damarlarımdan hayata…
Git… Masalımda yer yok sana… Ve yer yok hayatımda senin gibi bir AÅŸk’a
Birinci damla kadehe… İkincisi gözlerime… Üçüncüsü kağıda… Dördüncüsü düştü yere… Yerle bir oldun sende bende…
__________________
"Her aşk kendi vedasında bir tanımsa eğer buraya yangınlar için bir yağmur yazıyorum."
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/4/2007 - **GeliÅŸinle DoÄŸdum Ben**
Gözlerimi uzağa dikmiş bekliyordum öylece. Yanımda olan biten hiçbir şey ilgilendirmiyordu beni. Nereden çıkıp geleceğini bilmiyordum ve umudum da yoktu. Hiç gelmeme ihtimalin de vardı ve ben asıl bundan korkuyordum.
Her gün birbirinin aynıydı ve bir sürprizle karşılaşmayalı kaç bin yıl olmuştu hatırlamıyordum.
Kendimle sonsuz bir savaşın içindeydim aslında. Bir yanım 'bekle' diyordu, bir yanım 'hayatını yaşa...' Her hücrem bu savaşın askeriydi ve her gün binlerce hücre ölüyordu. Kilitlenen bu savaşın ne galibi vardı, ne de mağlubu...
Yaşadığım her şey eksikti. En içli filmi, en komik filmi de aynı gözlerle, ifadesizce izliyordum. İçkimin, yemeğimin tadı yoktu. Kitabımdaki her sözcüğün anlamı aynıydı çünkü okuduğum şey aslında yalnızlığımdı.
Ben ki maviye tutkunum, mavi bile matem rengi gibi geliyordu. Diğer renkleri ise algılayamıyordum.
Sonra bir ses duydum -ki o tutkunun sesiydi- ve bir anda maviye boyandı ortalık. Yanımdaydın ve tükenmişti bekleyişim. Sana da dünyamdaki değişime de şaşkınlıkla bakıyordum. Binlerce yıllık bir uykudan uyanmış gibiydim, her şeyi yeniden ve hayretle keşfediyordum.
Bu rakı bu kadar keyif verir miydi daha önce? Bu lüfer bu kadar lezzetli miydi? Bir filmde bu kadar kahkaha atılabilir miydi? Bu deniz böylesine mavi miydi? Güneş bu kadar parlar mıydı senden önce de?
Korkmuyorum artık yeni gelecek günden. Umutsuz değilim. Senden önce yaşadığım ve sana yakışmayan bütün günlerimi değiştirdim senin verdiklerinle.
O büyük karanlığımı senin estirdiğin rüzgâr alıp götürdü. Seninle bağdaşmayan ne varsa çıkarıp attım hayatımdan.
Bildiğim her şeyi yeniden tanımladım senin gelişinle. Yeniden ad verdim her güzelliğe. Çirkin olan, kötü olan ne varsa senin gelişinle birlikte kaybolup gitti. Beni de hayatımı da bağladın kendine.
En ulaşılmaz noktalara, en çıkılmaz doruklara vardırdın benliğimi. Terk edilmiş bir limanda kendi halinde bekleyen köhne gemilerime en gizli denizleri açtın. Ben o maviliğin yolcusuyum şimdi, en sıkılmaz yolcusu...
Adın bir dönülmezliğin simgesi artık. Sen sözcükleri ölümsüz kılansın. Sen umudun, sen aşkın, sen özlemin, sen hayatın adısın. Ve senin adını anmak bile tarif edilmez bir sevinç yayıyor içime.
Şimdi yaşamayı seviyorum işte. Çünkü içinde sen varsın...
_ALINTI_
__________________
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/4/2007 - AyriliĞin İlani
Gidiyor musun diye sorma bana. Gönderen sensin. Ne terk etmeyi istedim seni, Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi. Senin kadar öfkeliyim ben de. Senin kadar endişeli...
Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana Ama inandıramadım seni. Sen, sorgularken beni kafanda Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla. Bir tek sözün bağlardı beni sana, Oysa sen hep susmanın koynunda.
Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku, Teslim alır bedenleri de. Sütten çıkmış ak kaşık değildim Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza. O dünya ki bazen minicik bir odada Bazen kentin ortasında şekillendi. Nasıl da güzeldi... Zaten varsın diye her şey güzeldi ama Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...
Yaşamak varken sevdayı delice, Niye boğarız sorularla? Nasıl ikna edebilirdim seni? Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin. Ben, seninleyim dedikçe Sen, hayır dedin. Zaten az konuşan sen Olumsuz ne kadar sözcük varsa Bulup çıkardın ortaya. Bense hiç bir şey diyemedim.
Ne kadar zarar vermişim sana meğer. Nasıl değiştirmişim seni. Oysa hiç böyle düşünmemiştim. Kimseye zarar vermek istemem ben. Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem. Ama öyle oldu işte. Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.
Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı. Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz. Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık. Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı. Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.
Biliyor musun bir tanem! Gidişim yürekten değil, zorunluluktan. Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım. Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri yalancı yüzlerde ararım. Seni de götürürüm yüreğimde. Her zaman yokluğunu taşırım.
Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim. Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını. Ne yazık ki, kalamadın bana. Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde. Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/4/2007 - Aşkın sen hali
Bir çift ela gözün çimen yeşiline çalan kıvrımlarında gördüm ilk; bir adamın bir kadını ancak bu kadar sevebileceğini... Gözlerine yansıyan bakışlarımda, bir adamın ancak bu kadar sevilebileceğini gördüğüm gibi...
Kimse senin gözlerinle bakmamış bana, ben kimsenin gözlerinde yitip, o gözlerle seyre dalmamışım dünyayı; senden önce... Aşk; aşk olalı böyle bir hal, böyle bir duruş yakalamamış bir çift gözbebeğine cennet bahçelerinin gölgesi gibi inen, her biri yüreğimi tam da orta yerinden vuran kirpiklerde...
Kokundan tanıdım seni... Yıllardır arayıp da bulamadığım o koku... Deniz kokusu kadar büyülü, yabani leylak kokusu kadar baştan çıkarıcı, bebek kokusu kadar saf, taze ekmek kokusu gibi sıcacık. Bir yandan da gibi'si olamayacak kadar tanımsız... Başım nasıl dönmez şimdi benim? Önüm sıra alıp gitmek varken bu kokuyu, arkamı dönüp de uzaklaşabilir miyim senden? Sana karışıp, kaybolmak, seninle bir olmak varken...
Dudaklarımı yakıyor hasretinin buruk tadı... Ama o hasret ne de güzel acıtıyor biliyor musun... Ne de güzel sızlatıyor ince ince. Senin yarin; sabır eğliyorsa böylesi bir özleme, bil ki canından çok seviyor seni. Bil ki vaktini saatini bekliyor vuslatların en güzelinin...
Uykuların en derininde kıpırdanıyordur şimdi dudakların, kim bilir hangi ben'li rüyanın en tatlı yerinde belli belirsiz mırıldanıyorsundur sevdiğini. Bense uykusuz bir gecenin koynunda beş harf seçmişim alfabeden, ismin diye döndürür dururum dilimde. İsmin, susuzluktan ölsem bile içmeye kıyamadığım bir damla su...
Sana kavuşacağım ana dek geçecek tüm saatler, kollarında olacağım zamana takvim dokumuş bütün günler nasıl adınla başlıyorsa, içime çektiğim her nefes de adınla doluyor bedenime... Verir vermez nefesimi, hızla içime çekiyorum yine, ya kaybolursa ismin bu odanın içinde?! Ya ölürsem; hem de sırf bu yüzden?...
Güneş, ilk ışıklarını nice alemlerin üzerine yaymak, nice karanlıkları aydınlatmak için nazlı nazlı süzülürken ufuktan gökyüzüne doğru, benim güzel gözlü meleğim de salacak bakışlarını dünyamın üzerine ki anlayayım gecemin güne kavuştuğunu...
Yaşamımın en büyük müjdesi, en büyük aşkı, duy bu dediklerimi: Her ne geldiyse başıma seni bilene dek; bin beterine razı olurdum yine; ödülün yine "SEN" olacağını bilsem. Ben talihsiz sanırken kendimi, meğerse ne büyük bir sınavdan geçiyormuşum! Meğerse diyetini en başından ödüyormuşum şimdiki mutluluğumun. Çok dua etmişim; bir o kadar da almışım demek ki, sevabım günahımdan çokmuş demek ki. Bilmem ki şimdi nasıl şükretmeli?...
Hem içimdesin; hem dışımdayım. Hem bendesin, hem sendeyim... Ruh ikizim, eşim, aşk metalinden bir ferman yazıyor parmağımda; sen diye sevip okşadığım... Hani bir gece, gül yaprakları arasında bana sunduğun, taktığım gibi parmağıma kazınmış sevda mühürün...
Hiç korkmayasın bensiz kalmaktan, hiç korkmayasın ellerimi tutmak isteyip de dokunamamaktan. Öyle bir yazgı ki bu; öyle bir "BİZ" olmak ki, bizi ayırmaya kimsenin gücü yetmez, biri ikiye bölmeye kimse cesaret edemez.
Şu ömür dedikleri rüyanın içinde sen bulmuşsun ya beni, daha ne isterim ki hayattan? Başka ne için yaşanabilir ki bundan sonra? Sadece senin için; sen diye, seninle... Senin gülüşün, sesin, nefesin, tenin olmadan tutunamam artık hayata, çünkü bana kendini tertemiz aşkından süzüp de getirdin sen; onca pisliğin arasında can çekişirken bu yorgun dünya...
"İnsan" olan insan sevince, sevdası da "SEVDA" oluyormuş demek; görmemişim ki senden önce...
Yalanları, yamalı hırsları, küçük hesapları, sinsiliği; sahte aşkları ile kuşatıp her önüne gelene lütufmuşçasına dağıtanlara ibret olsan keşke; yüreğinin saflığıyla, dürüstlüğünle... "Böylesi de varmış" dedirten yüreğinle, beni gerçek aşkın güzelliğine inandıran yüreğinle...
Geçmişin tüm puslu izleri silindi gitti, dün de sensin bugün de. Yarın varsa, senin için var. Görür gibiyim gelecek günleri, bembeyaz; kollarında yaşlanıp giderken saçlarıma düşecek tel tel aklar gibi...
Olmazı "ol" deyişi ile olur kılan yüce Allah'ım yüzünü bana senin yüzünde göstermiş demek ki...
Tüm kelimeler, senin dünya üzerindeki varlığını bildiğim gün yeni baştan vücut buldular, gerçek anlamlarına o zaman kavuştular.
İşte bu yüzden "sevgilimsin", işte bu yüzden "seni seviyorum"... İşte bu yüzden ruhumu tüm kötülüklerden koruyan bu aydınlığın diğer adı; "aşkın SEN hali!.."
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
SEVDALARA DARGINIM AMA HAYATLA BARIÅžIK
DUYGULARIM ALLAK BULLAK VEDE KARMAKARIÅžIK
HER TARAF ZİFİRİDE OLSA SÖNMEZ İÇİMDEKİ IŞIK
BEN YAŞAMA AŞIĞIM BEN BUYUM İŞTE
ARAMAKTAN BIKMAM ARARIM NE OLDUĞUNU BİLMEDEN
KAHKAHA İLE GÜLERİM ACIM VAR DEMEDEN
TOPALDA OLSAM KOŞARIM HİÇ SEKMEDEN
HAYATLA BARIŞIK O BENİM İŞTE
Kategoriler
Arkadaşlarım |